Kategoriler
EĞİTİM GÜNDEM

Ebru Türel in ses kaydı davasında 6 sanığın yargılanmasına başlandı

ANTALYA‘da, yerel seçimden 2 gün önce ortaya çıkan, Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı AK Parti’li Menderes Türel‘in eşi Ebru Türel’e ait ses kaydını hazırladıkları iddia edilen 6 sanığın yargılanmasına başlandı.

31 Mart’taki yerel seçimden 2 gün önce, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve ‘Cumhur İttifakı’ adayı Menderes Türel’in eşi Ebru Türel’e ait ses kaydı sosyal medyada paylaşıldı. Berlin’deki sosyal medya hesabından paylaşılan ses kaydında, ‘Şimdi biz ne yapacağız, biz ikili- üçlü gruplar halinde, otobüslere bineceksiniz. Konuşacaksınız, ineceksiniz. Erkekler de kahvelere gidip bunları konuşacak. Peki neyi konuşacaksınız. Mesela; PKK’lılar CHP’lilerin listesinde. ya bunlar seçilirse ya adam baksana eş başkanları bundan sonra İstanbul’u, Ankara’yı HDP yönetecek diyor. Tehdit ediyor. Bunları söyleyeceksiniz’ sözleri yer aldı.

Menderes Türel, kaydın yasa dışı yollarla elde edilerek, montajlandığını belirtip, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Başlatılan soruşturma kapsamında polis, 12 Nisan günü operasyon düzenledi ve olaya ilgili 6 kişi gözaltına alındı. Türel’in gizlice ses kaydını alan ve montajlayıp internette yayınlayan kişi olduğu iddia edilen belediye şirketi ALDAŞ’ta çalışan Niyazi Ateş, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Diğer şüpheliler adli kontrolle serbest bırakıldı. Niyazi Ateş ise 25 gün sonra yapılan itiraz sonucu adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest kaldı.Türel’in şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonunda Cumhuriyet Savcısı, iddianamesini tamamlayarak mahkemeye sundu. Antalya 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, şikayetçi olarak Ebru Türel yer alırken, sanık olarak da tutuklu Niyazi Ateş’in yanı sıra babası Maksut Ateş, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek, yeğeni Cemil Böcek, Böcek’in seçim kampanyasında görev alan İbrahim Doğukan Demirkaya ve Batıkan Gül yer aldı.EBRU TÜREL DURUŞMAYA GELMEDİ5 yıla kadar hapsi istenen sanıklar bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, tutuksuz sanıklar Niyazi Ateş, İbrahim Doğukan Demirkaya ve Batıkan Gül ile taraf avukatları katıldı. Diğer 3 sanık ile şikayetçi Ebru Türel ise mazeret bildirerek duruşmaya gelmedi.Sanıklardan Niyazi Ateş, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Ben AK Parti teşkilatı içinde seçimlere hazırlandım. Menderes Türel döneminde ALDAŞ A.Ş.’de işe girdim. Ebru Türel’in seçim işlerini organize ettiği 250-300 kişilik grup içinde yer aldım. Lakin Ebru Türel’in ses kayıtlarını ben çekmedim. ‘İdeapol’ isimli şirketin yerini dahi bilmiyorum. Soruşturma sonrasında böyle bir şirketten haberim oldu. Selami Şahin isimli şahsın emniyete atmış olduğu mail üzerine hakkımda soruşturma başlatıldı. Söz konusu ses kaydının alındığı belirtilen salon duruşma salonunun iki katı büyüklüğündedir. Hatta kapı açık kalmıştır ve katılımcı sayısı da çok fazlaydı. Ayrıca, toplantı başlamadan önce cep telefonları toplanmadı. Kimseye ses kaydı cihazları veya bu tarz benzeri aletlerle kayıt alınmaması yönünde uyarıda bulunulmadı.”‘SES KAYITLARINDA BİRLEŞTİRME YAPMADIM’Sanık Niyazi Ateş’in avukatı Meltem Banko ise montaj olduğu iddia edilen ses kayıtlarının Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini talep ederek, “Muhittin Böcek seçim çalışmaları sırasında müvekkilimin babasının evine gitmiştir. Aralarındaki konuşma ise sadece işten çıkartılması durumunda ne olacağına yöneliktir. Müvekkilim Muhittin Böcek ile de ilk kez orada karşılaşmıştır” diye konuştu. Sanık İbrahim Doğukan Demirkaya ise kendisinin CHP Antalya İl Başkan Yardımcısı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Ben ayrıca İdeapol şirketinin sahibiyim. Paylaşılan ses kayıtlarını internette buldum ve paylaştım. Bunu benim gibi yüzbinlerce kişi paylaştı. Niyazi Ateş ve babası Maksut Ateş’i soruşturma başladıktan sonra tanıdım. Benim iş yerimde soruşturmalar nedeniyle bütün bilgisayarlarıma el konuldu. Bugüne kadar toplamda 150 bin civarında zarara uğradım. Yapmış olduğum eylemin suç olduğunu düşünmüyorum. Ben belirli bir dakikadan sonra Ebru Türel’in ses kayıtlarında birleştirme yapmadım.”‘TEK SUÇUM TOP OYNAMAM’Sanık Batıkan Gül de üniversite öğrencisi olduğunu hatırlatarak, “Ben İbrahim Doğukan Demirkaya ile halı saha maçlarında tanıştım. Sonrasında şirketinde staj yaptım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Benim tek suçum İbrahim Doğukan Demirkaya ile top oynamamdır” diye konuştu.Sanık Mustafa Gökhan Böcek’in avukatı Yaşar İkikavak ise müvekkilinin Antalya dışında olmasından dolayı duruşmaya mazeret bildirdiğini belirterek, “Müvekkilimizin savunması talimat yoluyla alındıktan sonra beyanda bulunacağız” dedi. Sanık Cemil Böcek’in avukatı Turan Ataoğlu da müvekkilinin Antalya Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanı olduğunu söyleyerek, müvekkilinin beyanları alındıktan sonra ayrıntılı beyanda bulunacaklarını söyledi. Şikayetçi Ebru Türel’in avukatı Zeki Yılmazer ise müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılamadığına vurgu yaparak şunları söyledi: “Müvekkilimiz kendi kameramanını dahi söz konusu toplantıda salon dışına çıkarmıştır. Kapının açık veya kapalı olması suçun yasal unsurları içinde yer alan aleniyet unsurunun oluşmadığı anlamına gelmemektedir. Söz konusu toplantı belirli katılımcıların bulunduğu bir toplantıdır. Şayet Ebru hanım söz konusu kayıtların kamuya açılmasını istemiş olsaydı, olay tarihinde söz konusu toplantıyı kayıt altına alıp ve bunu da ilgili basın kuruluşlarına dağıtabilirdi. Bu nedenle aleniyet unsuru hususunda toplantının kamuya açık olmadığını sayın mahkemenize arz ediyoruz. Meslektaşlarımın da taleplerinin reddini talep ediyoruz. Dosyaya taraf olmayan 60 kişinin cep telefonlarına el konulmasının hukuka aykırı olduğunu düşünmekteyiz.”Mahkeme, montaj olduğu iddia edilen Ebru Türel’e ait ses kaydının İstanbul Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisar dairesine gönderilerek, ses kaydındaki ilk 45 saniyesi içerisinde Ebru Türel’e ait konuşmalarda herhangi bir ekleme ve çıkarma montajlama işleminin olup olmadığının tespitini istedi. 

Mahkeme İbrahim Doğukan Demirkaya ve Niyazi Ateş’in yurt dışı çıkış yasağını da kaldırarak, içlerinde Menderes Türel, C.Ö.Y ve Ş.Ö. gibi tanıkların dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

Kategoriler
EĞİTİM

ALES puanı nasıl hesaplanır? ALES 3 sonuçları ne zaman açıklanacak?

2019 ALES soru ve cevap anahtarının yayımlanmasıyla beraber, sınav puanı hesaplamalarıyla ilgili araştırmalarına hız kazandı. ÖSYM’nin ALES başvuru kılavuzunda yer verdiği bilgilere göre, adayların her testteki sorulara verdikleri doğru ve yanlış cevaplar ayrı ayrı toplanacak, doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılarak ham puanlar elde edilecekler. İşte, sınav sonuçları ve puan hesaplaması hakkında detaylar.

ALES 3 SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

17 Kasım tarihinde gerçekleştirilen ALES/3 sınavının sonuçları ÖSYM takviminde yer alan bilgilere göre 12 Aralık tarihinde açıklanacak.

ALES PUANI NASIL HESAPLANIR?

Çoktan seçmeli sorulardan oluşan testlerin uygulandığı bu sınavın cevap kâğıtları ÖSYM’de optik okuyucu ile okunacak ve bilgisayar ortamında değerlendirilecektir. Adayların her testteki sorulara verdikleri doğru ve yanlış cevaplar ayrı ayrı toplanacak, doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının

dörtte biri çıkarılarak ham puanlar elde edilecektir.

Her test için sınavı geçerli tüm adayların ham puanlarının ortalaması ve standart sapması ayrı ayrı hesaplanarak adayların ham puanları, ortalaması 50, standart sapması 10 olan standart puanlara dönüştürülecektir. Böylece her aday için Sayısal ve Sözel Standart Puanlar (SP) hesaplanacaktır. Bu standart puanlar kullanılarak her aday için sayısal ağırlıklı, sözel ağırlıklı ve eşit ağırlıklı olmak üzere 3 ağırlıklı puan (AP) hesaplanacaktır. Ağırlıklı puanların hesaplanmasında testlerin ağırlıkları aşağıdaki gibi olacaktır:

Kategoriler
EĞİTİM

MEB’den 1 milyon öğretmene dijital kitaplık

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı, öğretmenlere yönelik kitaplık oluşturma çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bu kapsamdaki çalışmalara bir komisyon kurarak başladıklarını ve “Eğitim Tarihinde Öğretmen Kitapları”nı derleyerek ilk kitaplığı oluşturduklarını belirten Boyacı, bu kitapları MEB’in internet sayfasından e-Kitap formatında öğretmenlerin hizmetine sunduklarını söyledi.

Kitapların sayısını ve içeriğini artırmak için MEB bünyesindeki kültür, eğitim, mesleki gelişim gibi kategorilerdeki kitapların da derlenerek e-Kitap formatına getirildiğini aktaran Boyacı, “Kitaplar, dijital ortamda ve e-Kitap formatında ancak sayfaları çevrilerek basılı kitap tadında okunabiliyor” dedi. Boyacı, uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Kitapların cep telefonları üzerinden okunabilir hale getirilmesi için kapsamlı bir başka çalışma daha yürüttük. MEB böylece Türkiye’de kamuda ilk mobil öğretmen kitaplığını kurdu. Sanal marketlerden indirilebilen ‘öğretmen kitaplığı’ mobil uygulaması ile öğretmenlerin, okul yöneticilerinin, akademisyenlerin ve tüm vatandaşların dijital kütüphanedeki kitaplara her yerden her zaman okumalarına imkan tanınıyor. Kütüphane, dünya klasiklerinden eğitim tarihindeki öğretmen kitaplarına, eğitim yayınlarından mesleki gelişim programı kitaplarına, Türk dünyası dizisinden Türk edebiyat dizisine kadar geniş kategoride eserleri içeriyor”. Boyacı, uygulama ile görme engellilerin de dilediği gibi kitaplara ulaşabileceğini anlattı.

‘BAKANLIKTAN KİTAPLAR İSTENDİ’

Genel Müdür Boyacı, dijital kütüphanedeki kitapların çeşitliliğini sağlamak üzere tüm bakanlıklara öğretmenlerle ilgili kitapların envanterlerinde bulunması halinde kitaplığa verilmesi konusunda yazı gönderdiklerini bildirdi.

Bu kapsamda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonunun yayınlarının da kitaplığa kazandırıldığını dile getiren Boyacı, Kültür ve Turizm Bakanlığına ait kitapların bir bölümünün de kitaplıktaki yerini aldığını kaydetti.

Boyacı, “Öğretmen kitaplığımızı, telifleri konusunda anlaştığımız kurumların Kitaplarıyla zenginleştirmeye devam ediyoruz. Böylece kitaplığımızdaki eser sayısı ve çeşitliliği giderek artacak. Kitaplığın bir kütüphaneye çevrilmesini amaçlıyoruz” diye konuştu.

Kitaplıktaki bazı eserlerin ise sadece öğretmenlerin kullanımına açıldığına değinen Boyacı, mesleki gelişim bölümündeki kitaplara ulaşım için öğretmenlerin MEBBİS üzerinden giriş yapmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

Kategoriler
EĞİTİM

Eğitim için doğru hamleler desteklenmeli

2017’de İde Okulları’nı kuran Çelikten, “Son dönemde, eğitimde yanlışlıklar fazla konuşuluyor. Ama eğitim adına doğru şeylerin daha fazla olduğunu düşünüyorum. Bunu yapmaya çalışan, iyi niyetle hareket eden çok fazla insan ve kurum var. Bu kurumlar ve eğitimciler teşvik edildikçe Türkiye’nin eğitimine katma değer sağlayacak. O yüzden de eğitim için yapılan doğru hamleler mutlaka desteklenmeli” diyor. Hayalindeki okulu kurduğunu söyleyen Çelikten, öğretmenlerin de kendilerini sürekli geliştirmesi gerektiğini söylüyor.

– Eğitim yolculuğunuz nasıl başladı?

2002’den bugüne eğitimin içindeyim. Hem işletme hem de eğitim süreçlerinde yer aldım. Eğitimle ilgili çalışmalara aktif bir şekilde katıldım. Koordinatörlük, genel müdür yardımcılığı ve genel müdürlük olmak üzere hemen hemen her kademede görev aldım. Daha sonra da biraz daha eğitime odaklanabileceğim ve daha butik yapıda, eğitim kalitesine odaklanacağım ve Türkiye’de örnek alınacak bir okul hayal ederek doğru bir ekiple İde Okulları’nın kuruluşunu gerçekleştirdim.

– Lisans eğitiminiz mühendislik üzerine.

Endüstri mühendisliği geçmişimle özellikle eğitimin işletme yönetimi kısmında çok ciddi avantajlar yaşadım. Eğitimin farklı alanlara bakış açısıyla değerlendirilmesinin bana ve çalıştığım kurumlara değer kattığını düşünüyorum. Eğitime sistematik açıdan bakıp sistem tasarlamakta mühendislik bakış açısı çok faydalı oldu. Zaten eğitim hayatın bütününü kapsar. Tek başına değerlendirmemeli.

– Türkiye’de hayalinizdeki okulu kurabildiniz mi?

İde Okulları’nı bu amaçla kurdum. Okulları dünya ölçeğinde farklı farklı değerlendirmek mümkün. Temelde hiç kimse okulları bina için tercih etmez. Fakat binalar sosyal ortamlardır ve doğal olarak eğitimin daha rahat ve daha avantajlı verilebilmesi için gereklidir. Uzun yıllardır bu işin içindeyim ve çok fazla araştırma yapma ve yaptırma imkânı buldum. Yüksek lisans tezimin konusu da bununla ilgiliydi. İnsanların okuldan beklediği ve eğitim dünyasının üzerinde mutabık kaldığı şey, aslında öğretmenlerin donanımı. Nitelikli ve donanımlı bir öğretmen, öğrencide hatta okulda çok ciddi bir fark yaratıyor. Nitelikli bir öğretmenin öğrencide fazladan yüzde 50 oranında katma değer üretebildiğine dair çeşitli araştırmalar da var. Bu durum yaşamsal ve hayata bakış açısı olarak da çok değerli.

– Öğretmenler sizce kendilerini nasıl geliştirmeli?

Öğretmenlerimiz aslında üniversitelerde çok iyi eğitim alıyor, daha sonra kurumlarında da kendilerini geliştiriyorlar. Fakat iyi bir öğretmenlik için öğretmen önce iyi bir öğrenci olmalı. Onlardan beklediklerini öncelikle kendisi yapmalı. Kendini yenilemeyen, geliştirmeyen, içinde doğal bir istek olmayan öğretmen bir süre sonra yaptığı işin yoruculuğu ve zorluğundan dolayı bir bıkkınlığa düşüyor. Halbuki, kendini yenileyen, geliştiren öğretmenler bu işte hep heyecan duyuyorlar. Benim tanıdığım, birlikte çalışmak için hep çaba harcadığım ve çalıştığım öğretmenlerde gördüğüm en büyük özellik, hep bir şeyler öğrenme üzerine heyecan duymaları. İnsanın bir şey öğrenmesi için illa ki yüksek lisans, doktora yapmasına gerek yok. Okuduğu bir kitap, izlediği bir film, gittiği bir sergi veya bir workshop ona katkıda bulunuyor. Sınıfında öyle bir öğrenci olmamasına rağmen bir öğretmenin öğrenme isteğiyle, otizmli öğrencilere nasıl eğitim verilir diye eğitime gittiğini biliyorum. Bu kendini yenileme, zinde tutma heyecanı benim gözümde nitelikli öğretmenin en önemli özelliği.

– İyi okul sizce nedir?

Türkiye’de tüm okullar aynı müfredattan sorumlu. Yani matematik müfredatı her sınıfta, her okulda aynı. İktisatta bir kural vardır. Neyi teşvik ederseniz o gelişir. Aslında tüm okullar resim de, matematik dersi de verir. Ama siz bir okul olarak öğrencinin matematik dersinden yaptığı bir yanlışı bile çok önemseyip, görsel sanatlarda, müzikte elde ettiği bir başarıyı desteklemezseniz sorun var demektir. Yani her ikisini de aynı oranda motive etmeli. Çocuğun İngilizce konuşmasını teşvik edip, beden eğitimi dersini sadece çocukların oyun oynadığı bir ders haline getirirseniz doğru olmaz. Eğitim bunların tamamıdır. O yüzden eğitimde her bir alana ayrı ayrı çocuğu yönlendirmeli. Her öğrenci aynı değildir. Fakat çoğu okul, öğrencilerini bir kalıba sokmaya çalışıyor. Bir kısır döngü oluşuyor. Aslında okulları öğrenciyi doğru biçimde teşvik eder şekilde tasarlamalı. Her öğrencinin de ilgisine, yeteneğine ve talebine karşılık verebilecek olan en doğru eğitim ortamını kurmalı. Fiziksel ortamı buna göre adapte etmeli.

EĞİTİMDEKİ REKABET HERKESİ ETKİLEDİ

Son yıllarda ticari kaygılarla eğitim sektörüne giren çok fazla insan oldu. Bu durum da eğitime bakış açısını da eğitimin içeriğini de bir parça geriye götürdü. Aşırı rekabet ortamı, okulların fiyatlarının düşmesine, maliyetlerinin ise tam tersine artmasına sebep oldu. Bu durum da bazı okullar için sürdürülebilir olmaktan çıktı. Bunun etkisiyle son zamanlarda maddi sıkıntıda olan, maaşlarını, kirasını ödeyemeyen veya kapanmak üzere olan okullar olduğunu duyuyoruz. Bunun içinde eski okullar da yeni okullar da var. Bu rekabet herkesi olumsuz etkiledi. Her sektör gibi eğitimde de bu durum bir süre sonra belli bir dengeye kavuşacaktır. Bu süreçte dik durup, iyi eğitim vermek için ne olursa olsun maddi ve manevi olarak taşın altına elini koyması gereken, eğitimi koruyacak ve yarınlara taşıyacak olan okullardır. Eğer okullar geri adım atarlarsa ki bazılarının ne yazık ki geri adım attığını görüyoruz, burada eğitim kalitesinden tavizler başlar. Öğretmenlerin motivasyonunu hem maddi hem manevi olarak yüksek tutmak gerekir. Maaşını düzgün alamayan bir öğretmen nasıl tamamen eğitime odaklanabilir? Velilerin de eğitim camiasının da bu kurumları motive etmesi gerekir.

VELİLER ÖĞRETMENLERİ TANIMALI

Özel okul velilerinin okul tercihini etkileyen en önemli faktör öğretmen. Fakat okullar, kayıt yaptırırken öğretmeniyle veliyi tanıştırmaz. Veli bazı okullarla ilgili o okulun öğretmeni iyidir şeklinde kendince bir yargı besliyor. O okuldaki öğretmenle ilgili sıkıntı yaşadığında da toleransı daha yüksek oluyor. Bu okul bu öğretmeni seçtiyse kesin çok iyi bir öğretmendir diye düşünüyor. Bence veliler görüştüğü okulların öğretmenlerini mutlaka tanımalı. Biz okulumuzda öğretmenlerimizle velileri şeffaf bir şekilde tanıştırıyoruz. Veliler çoğunlukla algıyla hareket ediyor. Tabii bir okulun eğitim algısının oluşması da kısa sürmüyor. O yüzden zaten daha eski, uzun yıllardır eğitim veren okullar bu konuda daha avantajlı. Her okulu bu şekilde değerlendirmiyorum ama bazı eski okullarda da bu geçmişten gelen öğrenilmişliklerden kaynaklanan bir bürokratik yapı var. Bu bürokratik yapı öğretmenin kendisini göstermesini de engelleyebiliyor. Yani öğretmen bir proje ürettiğinde, o projenin onaylanması on aşamadan geçiyor. Artık ne öğretmende bunu yapacak motivasyon kalıyor, ne de okul öğretmeni bu projeyi yapması için teşvik ediyor. Bu yüzden dengeyi kurmalı. İdeal okul ve ideal öğrenme ortamı, öğretmene değer verilen, güven duyulan ortamlar oluşturarak ve öğretmenin kendisini geliştirmesini sürekli destekleyerek oluşabiliyor. Fiziksel ortamlar ondan sonra geliyor.

ÇOCUK ZEVKLE ÖĞRENMELİ

Eğitime dair hayal kurmak, çocuk için hayal kurmak demektir. İde’de bunu sağlamaya çalışıyoruz. Eğitim; yaşam konforu için gerekli. Sadece öğrencinin matematik, fen veya Türkçe notu meselesi değil eğitim. Çocuğun hayatı boyunca okuduğunu anlaması, yorumlaması, analiz edebilmesi ve bundan bir şey ortaya koyabilmesidir. Yeni fikirler ortaya atabilmesi ve bunu işkence gibi değil de zevkle yapabilmesidir. Bir yaşam biçimi haline getirebilmesidir. Sadece matematik işlemlerini iyi yapabilmesi için değil, hayata bakış açısı olarak da analitik düşünebilmesidir. Mühendis olması için değil, bir hukukçu, öğretmen ya da bir tarihçi olarak da analitik düşünebilmesidir. Estetik bakabilmesidir. Olay sadece resim dersi değildir. Sanat sevgisidir, toplumun kültürel seviyesini geliştirebilme adına bir şeyler yapabilmesidir. Kısaca eğitim insanın konforlu bir yaşam sürmesini sağlayan şeydir.

KİMDİR?

1978 Kütahya Tavşanlı’da doğdu. Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Yeditepe Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Halen Maltepe Üniversitesinde işletme alanında doktora yapmaktadır. Eğitim sektöründe 17 yıldır farklı kurumlarda koordinatör, Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür olarak çalışan Bünyamin Çelikten şu anda İde okullarının Kurucu Genel Müdürlüğünü yapıyor.

Kategoriler
EĞİTİM

Öğretmenlere ‘yaratıcı öğrenme’ kursu

Türkiye’deki öğretmenlerin faydalanabilmeleri için Türkçe olarak yapılacak kurs yarın başlayacak. Dünyanın dört bir yanından yenilikçi öğretmenlerle bağlantı kurmak ve çocukların yaratıcı düşünür olmalarına yardımcı olabilmek için Yaratıcı Öğrenmeyi Öğrenme kursuna çocuklarla öğrenmeyle ve yaratıcılıkla ilgilenen öğretmenler katılabilecek.

DENEYİM PAYLAŞACAKLAR

Altı hafta sürecek bu kursta kursiyerler, yaratıcı öğrenmenin altında yatan bazı fikirleri keşfedecekler. Aynı zamanda yaratıcı öğrenme gerçekleştirecek, fikirleri ve uygulamaları kendi işine ve hayatına dâhil etmek için meslektaşlarıyla çalışma ortamı elde edecek. Ayrıca kursiyerler yaratıcı öğrenme ile ilgili fikirlerini ve deneyimlerini diğer katılımcılarla paylaşmak için dünya genelindeki LCL forumununu ve dil gruplarını kullanabilecek.

◊ Eğitim Servisi

Kategoriler
EĞİTİM

Başarılı eğitimciler kitapla tanıtıldı

Bunların Türkiye’deki eğitimcilere motivasyon kaynağı olabileceklerini belirten Safran, iki cilt halinde yayımlanan kitapla ilgili şunları söyledi:

“Bu kitap eğitimcilerin kendi ülkelerinde toplumsal, sosyal, ekonomik, eğitimsel anlamda kalkınmaya yönelik eğitimle ilgili yaptıkları faaliyetleri anlatıyor. Bizim eğitimcilerimizin sadece eğitim alanında değil, eğitimle ilgili farklı alanlarda neler yapabileceklerine dair ufuk açmaya yönelik bir çalışma. Kitapta yer alanlar, önsözünde de belirtildiği gibi UNESCO’nun dünyada tanımış olduğu eğitimciler. Biz, kendi kültür coğrafyamızda olan ülkelerin eğitimcilerini seçtik. Bu eğitimcilerin tamamı 200 civarında, biz 50 civarında eğitimciye yer verdik. Kültür coğrafyamıza yakın eğitimcilerin kendi ülkelerinde yaptıkları faaliyetleri anlatan bir tercüme. UNESCO’nun Fransa merkez sayfasında Fransızca ve İngilizce metinleri de mevcut. Bizim eğitimcilerimiz de bunları başarabilecek insanlar. Böyle bakış açısı geliştirmemiz gerekiyor. Bu rol modellerin başarısı bizim eğitimcilerimize de motivasyon kaynağı olabilir.”

Kategoriler
EĞİTİM

84. Dönem ÖGG sınav sonuçları açıklandı! EGM Özel Güvenlik Görevlisi sonuç sorgulama ekranı

20 Ekim tarihinde sınavı gerçekleşen Özel Güvenlik 84. Temel Eğitim ve 60. Yenileme Eğitimi sonuçları, 8 Kasım 2019 tarihinde yapılan duyuru ile beraber açıklandı. Sınav sonuçlarının açıklamasının ardından sorgulama ekranı EGM tarafından erişime açıldı. Sınavda başarı sağlayan adaylar görevlerine ilerleyen süreçte başlayacaklar. İşte, 84. Dönem ÖGG sınav sonucu sorgulama ekranı.

ÖGG SONUÇLARI NASIL ÖĞRENİLİR?

ÖGG sınav sonuçları Özel Güvenlik Daire Başkanlığı’nın internet sitesi üzerinden öğrenilebilecek. Özel güvenlik sınav sonuçlarını görüntülemek için adayların TC Kimlik No ile sorgulama yapması gerekiyor. Güvenlik sınav sonucu linkine tıklayan güvenlik görevlisi adayları, sonra “Temel Eğitim Sınav Sonucu” sayfasına yönlendirilerek bireysel sonuçlarını görüntüleyebilecek.

ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİSİ OLMA ŞARTLARI NELER?

Özel güvenlik görevlisi olabilmek için, Özel Güvenlik Eğitim Kurumunda aşağıda detayları yazılı eğitim programına iştirak etmeniz ve sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yılda 5 veya 6 kez düzenlenen ÖGG sınavına girmeniz gereklidir. Bu sınavlardan 60 puan alarak sertifika almaya hak kazanmış olacaksınız. Kazanamadığınız takdirde birbirini takip eden 4 sınava, sınav harcınızı ödeyerek girme hakkına sahipsiniz. 4 sınavın sonunda sınavı geçemeyenler, yeniden kayıt yaptıracak ve bütün işlemleri yenileyeceklerdir.

– Özel güvenlik görevlisi olabilmek için sabıka kaydınızın temiz olması gerekir.

– Silahlı girebilmek için 21 yaşını doldurmuş olmak ve en az lise mezunu olmak şartı aranmaktadır.

– Silahsız müracaat için 8 yıllık İlköğretim veya Ortaokul mezunu ve 18 yaşını doldurmuş olma

Kategoriler
EĞİTİM

Okullarda ara tatil ne zaman olacak? Kasım tatili kaç gün?

“Okullar ne zaman kapanacak?” sorusunun cevabına yönelik araştırmalar son günlerde internette en fazla araştırılan konular arasında yer aldı. Bir yandan sınavlara hazırlanan öğrenciler diğer yandan da tatil takvimiyle ilgili detaylara yoğunlaştı. Peki, Kasım tatili ne zaman başlıyor? İşte, MEB tarafından yayımlanan ara tatil dönemleri hakkında tüm bilgiler.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda kasım ayı ara tatili için belirlediği tarih, 18-22 Kasım olacak. Öğrenciler, 15 Kasım Cuma akşamı başlayacak olan tatillerini, 24 Kasım Pazar gününe kadar sürdürecek.

SÖMESTR TATİLİ NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Sömestr tatili, 17 Ocak 2020 Cuma günü karnelerin alınmasıyla birlikte başlayacak. 17 Ocak-2 Şubat 2020’deki sömestr tatilinin ardından ikinci dönem 3 Şubat 2020 Pazartesi başlayacak.

İKİNCİ ARA TATİL NİSAN AYINDA

6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) 13 Nisan’da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı ise 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

ARA TATİLDE ÖĞRETMENLERE SEMİNER PROGRAMI

Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) 18-22 Kasım’da yapılacak ilk ara tatil döneminde öğretmenler için, öğrenci ve velilerin de katılımıyla sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel aktivitelerin yer aldığı mesleki çalışma programı hazırlandı. MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda hazırlanan programda, eğitim ve öğretimin niteliği ve verimliliğinin artırılması, öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sağlanması, yenilenen öğretim programları hakkında öğretmenlerin bilgilendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca derslerin işlenişine ilişkin öğretmenlerin bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunmaları, eğitim ve öğretim süreçlerinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi, öğrenci, veli ve çevre etkileşiminin artırılması amaçlanıyor.

BAKAN SELÇUK, ÖĞRETMENLERE CANLI YAYINLA SESLENECEK

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, mesleki çalışma programının ilk günü olan 18 Kasım’da, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden canlı yayınla öğretmenlere seslenecek. Öğretmenler ilk gün, 2019-2020 eğitim öğretim yılında kasım ara tatiline kadar geçen sürede yapılan eğitim öğretim faaliyetleri ile 2023 Eğitim Vizyonu kapsamındaki çalışmaları değerlendirecek. Ayrıca, yazılım geliştirme ve zeka oyunları uygulamaları, müze, masal anlatıcılığı, halk oyunları, Türkçenin kullanımı ve diksiyon, kariyer rehberliği, okulda ilk yardım, çevre bilinci, robotik ve kodlama, teknoloji ve madde bağımlılığı eğitimi gibi konularda mesleki çalışma faaliyetlerinde bulunulabilecek.

‘PROGRAMA, ÖĞRENCİ VE VELİLER DE DAHİL OLACAK’

Öğretmenlerin bireysel, mesleki ve alan gelişimlerinin desteklenmesine yönelik etkinlik temelli uygulamaların yer aldığı programa, ilk kez öğrenci ve veliler de dahil edildi. Programda, öğretmenlerin, öğrenci ve veliler ile katılacağı sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel faaliyetlere yer verildi. Bu çerçevede konser, opera, halk oyunları, dans, resim ve heykel sergileri, Dede Korkut, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli gibi değerlerin konu alındığı etkinlikler yapılacak. Ayrıca, voleybol, basketbol, masa tenisi, futbol gibi spor müsabakalarının olacağı programda şiir, hikaye, kompozisyon yarışmaları da düzenlenecek. Müsabakalara öğretmenlerin yanı sıra öğrenci ve velilerin de katılımı sağlanacak.

‘ÖĞRETMENE VEFA’ KONUSU İŞLENECEK

Ara tatil döneminin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün içinde bulunduğu haftaya denk gelmesi nedeniyle ‘Öğretmene Vefa’ temasıyla, fark yaratan öğretmenlerle söyleşi gibi birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Şehit öğretmenler kabirleri başında anılacak, huzurevinde kalan emekli öğretmenler ziyaret edilecek.

Kategoriler
EĞİTİM KÜLTÜR SANAT

38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı… Hedef 1 milyon ziyaretçi

Bakan Ersoy açılıştaki konuşmasında, kitapta KDV oranlarının sıfırlandığını hatırlatarak, “Bu gelişmelerin yayıncılık sektöründe memnuniyetle karşılanması ve sektöre canlılık katması bizleri mutlu etmektedir. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yakında açılması planlanan kütüphane ve Sayın Cumhurbaşkanımızın kitaba bakışı önemli bir yol gösterici olmaktadır. Bu örnekten hareketle İstanbul’a ülkemizin en büyük kütüphanelerinden birisini kazandırıyoruz. Rami Kütüphanesi birçok farklı kütüphane türünü içinde barındıran bir kütüphaneler kütüphanesi olarak planlanmaktadır” dedi. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ise İstanbul’un UNESCO’nun 2022 yılı Kitap Başkenti adayı olması için ellerinden gelen desteği vereceklerini belirterek, “Büyükşehir Belediye Başkanımız, 39 ilçe belediye başkanımız, kaymakamlarımız, hep beraber, İl Milli Eğitim olarak biz ,yerel yönetimlerle beraber el birliği yaparak ulaşıma katkı sağlayalım. Bu yıl 1 milyonu, gelecek yıl da 1.5 milyon ziyaretçi sayısını aşalım” diye konuştu.

Açılışta ayrıca TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Doğan Hızlan, ‘Onur Konuğu’ Adnan Özyalçıner ile 29. İstanbul Sanat Fuarı’nın ‘Onur Sanatçısı’ Mevlüt Akyıldız da konuşma yaptı.

Kategoriler
EĞİTİM

YÖKDİL sınavı saat kaçta başlayacak, sınav kaç dakika sürecek?

YÖKDİL sınavı için geri sayım devam ediyor. Başvuruları 13-23 Eylül 2019 tarihleri arasında alınan YÖKDİL, bugün gerçekleşecek. Saat 10.15’te başlayacak ve 3 saat (180 dakika) sürecek olan YÖKDİL, fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler alanlarında İngilizce, Almanca, Fransızca ve Arapça dillerinde yapılacak.

Adaylar, bir dönemde sadece bir yabancı dil ve alandan sınava girebilecek. Sınav sonuçları, Yükseköğretim Kurulu ve kurumları ile geçerliliği kendi mevzuatlarında kabul edilmiş diğer kurum ve kuruluşları tarafından aranan yabancı dil koşulunun sağlandığını belgelendirmek amacıyla kullanılabilecek.

Sınav sonuçları, sınavın gerçekleştirildiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli olacak.

Daha önce Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) koordinasyonunda Anadolu ve Ankara Üniversitelerince düzenlenen YÖKDİL’in, sonbahar döneminden itibaren ÖSYM tarafından uygulanmasına karar verilmişti.