Kategoriler
SAĞLIK

Prematüre bebeğe en iyi bakım için az temas edilmeli

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 15 milyon bebek prematüre doğuyor. Uzmanlar prematüre en iyi bakımın bebeğe az temas ederek daha fazla gözlemle bireyselleştirilmiş bakım olduğunu aktarıyor. Uzmanların uyarıları göre aileler yenidoğan yoğun bakım sürecine aktif olarak katılmaları sağlanmalı. Bu durumun kaliteli bakımın kriterlerinden olduğunu aktaran uzmanlar, bu farkındalığı bilen yenidoğan yoğun bakım uzmanı ve hemşire kadrosu ile emek ve sorumluluk gerektiren bu işte özelikle doktor ve hemşire kadrosuna yoğun iş düştüğünü aktarıyor.Öte yandan bu kapsamda Dünya Prematüre Günü etkinlikleri ise insanlarda farkındalığı artırmak amacıyla yoğun bir şekilde etkinlikler düzenlenerek kutlanıyor.

Kategoriler
SAĞLIK

Eczanede şaşkınlık veren olay!

İlginç olay, Niksar Caddesi’nde bulunan bir eczanede geçtiğimiz salı akşamı meydana geldi. Emre Ö. isimli şahıs girdiği eczanede yeşil reçete ile kas ve eklem ağrılarının tedavisi için verilen ve ayrıca uyuşturucu yan etkisi bulunan, ilacı almak istediğini söyledi. Bu sırada eczanenin mesai bitimi nedeniyle kapalı olduğunu ifade eden kalfa Ayşenur Balakcı, E.Ö.’yü diğer nöbetçi eczaneye yönlendirdi. Rafta yerini gösterdiği ilaç kutusunu görmek istediğini söyleyen Emre Ö., kalfanın eline aldığı kutuya aniden refleks yapıp alarak tabletten bir hapı yuttu. Şüpheli ardından koşarak eczaneden ayrıldı.Eczanede yaşanan olay sonrası polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanan şüpheli gözaltına alındı. Polisteki sorgusunda kas rahatsızlığı bulunduğu yönünde ifade veren Emre Ö., kronik ağrıları nedeniyle 2 yıldır ilacı kullandığını, doktora gidemediği için de ilacı reçeteye yazdıramadığını öne sürdü. Şüpheli savcılık kararı ile ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Kategoriler
SAĞLIK

Bebeklerin ateşini, sütün veya banyo suyunun sıcaklığını ölçen cihaz

Bu tip cihazlar, bebeğinizin vücut sıcaklığını kontrol altında tutmanız gereken durumlarda size en çok yardımcı olabilecek ekipmanlardan biri. Hafızaya alma özellikleri sayesinde size önceki ölçümler hakkında bilgi vererek, bebeğinizin durumunu takip etmenizi sağlıyor. Bu anlamda geliştirilen WTE250 – Dijital Kulaktan Ateş Ölçer isimli ürün, bebeğinizin kulağından yaklaşık 1 saniye gibi bir sürede ateşini ölçmenizi ve ölçülen son dereceyi kaydetmesi gibi pratik bir özelliğe sahip. Ürünün üzerinde bulunan üç tuş ile kolayca ateş ölçme işlemini uygulayabiliyorsunuz. Ürün, her ne kadar bebek ve çocuklarda kullanımı ile öne çıksa da yetişkin bireylerinde aynı şekilde ateşini ölçebiliyor.

Mama ve banyo suyu gibi yüzey sıcaklığını da ölçebilen ürün, LCD ekranı üzerinden kolay bir kullanım sunuyor ve yönlendirici ikonlar ile istenilen ayarlar kolayca yapılabiliyor.

Ürünün teknik özelliklerine kısaca bakacak olursak:

1 saniye içerisinde hızlı ölçüm

Tek kullanımlık filtre maliyetini ortadan kaldıran filtresiz tasarım

Vücut ve yüzey sıcaklığı ölçme

Sesli uyarı

9 ölçüm hafızası

Otomatik kapanma

C-F seçenekleri

HER ATEŞ ÖLÇERE GÜVENMEYİN

Piyasada satışa sunulan pek çok ateş ölçer bulunuyor. Ancak bu ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı bir ürün olması hayati bir önem taşıyor. Çocuk sağlığının doğru ve güvenilir takibinin sağlanması için satın alacağınız ürünü sorgulamanız gerekiyor. Hatta bunun için internet üzerinden açılan bir sorgulama sayfası da yer alıyor.

Kaydı olmayan ürünlerin satışı başta çocukların olmak üzere kullanan herkesin sağlığını tehlikeye atma potansiyeline sahip. Kanunen bu ürünlerin satışı yasak olmakla birlikte ürünlerin ithalatını ve satışını yapan firmalara cezai yaptırım uygulanıyor.

Kategoriler
SAĞLIK

Zatürreden korunmak için kış aylarına dikkat

Göğüs Hastalıkları Uz. Dr. Mehmet Parlak, zatürrenin havaların soğumaya başladığı dönemlerde daha çok kapalı ve kalabalık mekanlarda geçirilen zaman nedeniyle arttığını belirterek, “Kış aylarında mümkün olduğunca tokalaşmamaya ve kapalı havasız mekanlarda bulunmamaya özen gösterilmelidir” dedi.

Zatürre akciğer dokusunun iltihaplanmasıyla ortaya çıkıyor ve daha çok havaların soğumaya başlamasıyla görülüyor. Vücut direncini kıran faktörler nedeniyle oluşan zatürrenin oluşumunda; stres, yeterince dinlenememek ve düzensiz beslenme etkili faktörler arasında yer alıyor. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mehmet Parlak, 12 Kasım Dünya Zatürre Günü nedeniyle, zatürrenin nedenleri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi. Zatürrenin, virüs ve bakteriler başta olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak geliştiğini ifade eden Parlak, “Çoğunlukta vücut direnci zayıf hastaların kendi ağız, boğaz ve sindirim sistemindeki mikropların akciğere ulaşmasıyla meydana gelir. Hastalık ayrıca hasta olanlardan sağlıklı kişilere, doğrudan hava yolu, damlacık veya el temasıyla da buluşabilir. Havadan öksürük ve hapşırık ile yayılabildiği gibi ağız ve burun akıntıları bulaşmış mendil ve kişisel eşyalar aracılığıyla da kişilere geçebilir” diye belirtti.

“EL HİJYENİ BULAŞMA RİSKİNİ AZALTIR”

Havaların soğumaya başladığı dönemlerde daha çok kapalı ve kalabalık mekanlarda geçirilen zaman nedeniyle, hastalığın daha çok kış mevsiminde görüldüğünü dile getiren Parlak, “Zatürrenin oluşumuna yol açan nedenler arasında ileri yaş, diyabet, böbrek, karaciğer rahatsızlıkları ile kanser gibi kronik hastalıklar, sigara ve alkol kullanımı, grip salgınları, uzun süren ameliyat süreçleri, hastanede uzun yatışlar ve mekanik solunum desteği gibi sorunlar yer almaktadır. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapiler, Crohn ve romatizmada kullanılan ‘akıllı’ ilaçlar da vücut direncini baskılayıcı özellikleri ile zatürre oluşumunu kolaylaştıran nedenlerdir. Öksürük sırasında ağzın ellerle kapatılmasına bağlı olarak mikropla temas eden eller, hastalık için önemli bir bulaş yoludur. Bu nedenle ellerin düzenli olarak yıkanması ve hijyeni önemlidir” diye konuştu.

RİSK GRUPLARI

Parlak, çocukların, yaşlıların, nörolojik rahatsızlığı ve yutma bozukluğu olan kişilerin, kas hastaları ve yatağa bağımlı hastaların, astım, KOAH, amfizem, bronşiektazi, akciğer kanseri ve fibroz gibi solunum yolları ve akciğer doku hastalıkları bulunanların, kanser ve AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi düşük olan kişilerin risk grubunda olduğunu aktardı. Şikayetlerin fark edildiğinde bir uzmana başvurulması gerektiğinin altını çizen Parlak, “Zatürrede ateş, nefes darlığı, öksürük ve kirli balgam, göğüs ağrısı ve öksürükte kan görülebilir. Bunun dışında halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık, eklem ve kas ağrıları, bulantı ve kusma da olabilir. Bu şikayetleri bulunan kişilerin mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurması yaşamsal önem taşır. Pnömoni ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunudur. Erken teşhis edilmesi ve gecikmeden tedaviye başlanılması halinde kişi, sağlıklı bir şekilde yaşamını devam ettirebilir. Hastalık tanısı hastanın şikayetleri, muayenesi, akciğer filmiyle ve kan tahliliyle teşhis konulabilir. Gerekirse balgam ve kan kültürü yapılabilir” şeklinde konuştu.

“AŞI ÖNEMLİ”

Zatürreden korunmak için 7 önemli yönteme de değinen Parlak, “El ve öksürük hijyenine dikkat edilmelidir. Dirseğin iç kısmına öksürülmeli, eller sürekli olarak yıkanmalıdır. Kış aylarında mümkün olduğunca tokalaşmamaya ve kapalı havasız mekanlarda bulunmamaya özen gösterilmelidir. İş veya ev gibi sürekli bulunulan ortamlar sürekli olarak havalandırılmalıdır. Zatürre oluşumunu kolaylaştıran faktörler kontrol altına alınmalıdır. Kronik hastalıklar uygun şekilde takip ve tedavi edilmelidir. Çocuklar, hamileler, yaşlılar, diyabetler gibi risk grubunda olanlara grip aşısını; Eylül, Ekim veya en geç Kasım ayında yaptırılmalıdır. Bağışıklık sistemi yetersiz olan AIDS, kronik böbrek hastaları, organ nakli yapılmış kişilere pnömokok aşısı yapılması önemlidir” dedi.

(İHA)

Kategoriler
SAĞLIK

Akıllı ilacı artık devletten… Kürü 11 bin 500 TL

Kemoterapi tedavisi kanserli hücreleri küçültmeye yetmedi. Enhoş ‘akıllı ilaç’ denilen tedavi yöntemine karar verdi. Sağlık Bakanlığı’nın onayı ve reçete ile 21 günde bir 6 şişe ilaç kullanması kararlaştırıldı. Her kürü 11 bin 500 TL olan ilaç, Enhoş’un tümörünü küçülttü. İyileşebilmesi için 2-3 yıl ilacı kullanması gereken Enhoş, ekonomik olarak zorlandı. Emekli maaşıyla geçinen ve kirada oturan Enhoş, yakınlarının yardımlarıyla 7 kür tedavi gördü. Toplam 80 bin 500 TL ödedi.

SGK: LİSTEDE BULUNMUYOR

Avukat olan kızı Dilşat Enhoş, ilacın karşılanması için SGK’ya başvurdu. Ancak SGK, “Bedeli ödenecek ilaçlar listesinde yer almıyor” dedi. 30 Ekim’de Ankara İş Mahkemesi’nde SGK aleyhine dava açan Enhoş, dilekçesinde, Sağlık Uygulama Tebliği’ni dayanak gösterdi. Enhoş, tebliğe göre Sağlık Bakanlığı’nca onaylanan endikasyon dışı ilaç masrafının kurum tarafından karşılanacağını savundu. Tedavi devam ettiği sürece ilacın karşılanması için ihtiyatı tedbir kararı verilmesini ve harcanmış 80 bin 500 TL’nin faiziyle iadesini istedi. Enhoş, şunları kaydetti: “Müvekkilin emekli maaşından başka geliri yoktur. Bugüne kadar zar zor akraba ve eş dost yardımıyla temin edilen ilaç parasının daha fazla karşılanma imkânı yoktur. İhtiyati tedbir kararı hayati önem arz etmektedir. Tedbir kararı verilmediği takdirde, müvekkilin tedavisi için elzem olan ilaç parası karşılanamayacaktır.”

‘BU BİR EMSAL KARAR’

Ankara 37’nci İş Mahkemesi Hâkimi Suat Subaşı, aynı gün “ilacın kullanılmaması halinde telafisi mümkün olmayan sonuç doğuracak olmasını dikkate alarak” ihtiyati tedbir kararı verdi ve ilacın tedavinin sonuna dek SGK tarafından karşılanmasına hükmetti. Avukat Enhoş, kararı şöyle yorumladı: “Artık ilaca para vermek zorunda değiliz. İhtiyati tedbir kararı, haklı çıkacağımızın habercisi. Elimdeki emsal kararla mağdurlara hukuki yardımda bulunmak istiyorum. Bu konudaki dava sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. İnsanlar hukuki bilgiden yoksun olduğu için malı mülkü olanlar evini, arabasını satmakta, olmayanlar ölümü beklemektedir.”

Kategoriler
SAĞLIK

Sperm kalitesini arttıran besinler neler?

Doğal yoldan hamilelik şansının son 50 yılda azaldığını kaydeden Dr. Serdar Geyik, artan cep telefonu ve laptop kullanımının, hormonlu ve yağlı gıdaların tüketiminin artmasının, sanayileşmenin, ağır metallerin ve tarım ilaçlarının sperm sayını ve kalitesini olumsuz etkilediğini belirtti. Dr. Serdar Geyik, doğal yoldan anne-baba olabilmek için beslenme ve hayat düzeni değişikliğine gidilmesi gerektiğini kaydetti.Erkekler sigaradan vazgeçmeliKısırlık sorununun çiftlerin ortak sorunu olduğunu söyleyen Serdar Geyik, bu sorunu yaşayan çiftlerin öncelikle tedavi imkanlarını birlikte araştırmalarını ve doktora birlikte gitmelerini tavsiye etti. Geyik, istatistiklere göre sorunun yüzde 40 oranında erkeklerden kaynaklandığını, her 20 erkekten birinde sperm sorunu görüldüğünü ve erkeklerin yüzde 1’inde ise hiç sperm bulunmadığını (azospermi) kaydederek, “Erkeklerde sperm sayısını ve kalitesini etkileyen bazı hastalıklar var. Varikosel infertil erkeklerin yüzde 40’ında karşımıza çıkıyor. Genetik ve kromozomal sebepler, doğuştan inmemiş testis ve enfeksiyon sebepler arasında sayılıyor. Infertil erkeklere bakıldığında sigara içmek, sağlıksız beslenmek, radyasyona maruz kalmak sorunlar arasında sıralanabilir” dedi.

Kategoriler
SAĞLIK

“Stres bireyin çeşitli faktörlere karşı gösterdiği tepkidir”

Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Klinik Psikoloğu Feriha Kaşifoğlu 6 Kasım Stres Farkındalık Günü’ne ilişkin açıklamasına bu tanımlamayla başladı. Kaşifoğlu, belirli bir oranda ve kontrol edilebilir stresin, kişinin verimliliğini, odaklanma ve öğrenme faaliyetini arttırma ve başarıyı tetikleme gibi yararlı etkiler sağlayabildiğini ifade etti. Klinik Psikolog Feriha Kaşifoğlu ancak sık ya da uzun süreli yaşanan stres veya stresle baş edememe durumunun kişinin hayatını olumsuz etkilediğini ve verimliliğini düşürdüğünü vurguladı.Stresin pek çok kaynağı olabileceğini söyleyen Feriha Kaşifoğlu, olumsuz yaşam olayları, geçirilen bir trafik kazası gibi büyük stres kaynaklarının yanında uyum gerektiren herhangi bir durum, aşık olmak ya da belirli bir amaç için çok çalışmak zorunda kalmanın da strese neden olduğunu kaydetti. 

Kategoriler
SAĞLIK

Gribe iyi gelen içecekler nelerdir? Mevsim geçişlerine dikkat!

Ağustosun son günlerini yaşadığımız bu zamanlarda hava ısısındaki değişim hastalıklara davetiye çıkartır. Artan virüs ve bakterilere karşı önceden bağışıklığın güçlendirilmesi konusunda uzmanlar uyarılarda bulunuyor. Kişinin günlük yaşamını aksatıp yatak döşek yatmasına neden olan hastalıkların başında grip gelir. Grip virüsü kendini sürekli yeniler. Bu yüzden uzmanlar bağışıklığın düşmeden sağlıklı besin ve içeceklerde desteklenmesi gerektiğini belirtiyor. İnsanlar genellikle gribin ilk belirtilerinden itibaren antibiyotik kullanır. Ancak yapılan araştırmalarda direk antibiyotik kullanmak oldukça zararlı olduğu tespit edilmiştir. Bu yüzden doğada bulunan antibiyotik etkisine sahip besinler tüketilmesi gerekir.

 

 

GRİPTEN KORUNMANIN DOĞAL YOLLARI

 

 

Her gün düzenli bir şekilde C ve D vitaminleri ile bağışıklık sistemi güçlendirilir. 

Soğan ve sarımsak gibi besinler güçlü antibiyotikler olduklarından çiğ halde tüketilerek vücudun direnci artırılır.

Tavuk ve kemik suyu çorbalarını karabiber ve limonla zenginleştirerek ılık ılık günlük en az bir kase tüketilmedi gerekir. 

Günlük öneriler 2.5 litre su alınmalı.

En az bir saat yürüyüşle vücudun oksijen seviyesi kontrol altına alınır.

GRİBİ İYİ GELEN İÇECEKLER NELERDİR?

Bir su bardağının yarısına kadar limon sıkıp içerisine yarım çay kaşığı tuz ekleyip alabildiğinde kaynar su ekleyin. Ilık olan bu karışımdan günde üç bardak tüketin. Karışım boğaz, sinüsleri ve sindirim yollarını arındırır. 

Bunun dışında yarım su bardağını kaynatın. İçerisine bir yemek kaşığı keçiboynuzu ve bir çay kaşığı karabiber ekleyin. Ilıktan biraz sıcakken akam yatmadan tüketin. Vücuttaki demir emilimini artıp bağışıklığı güçlendirmenin yanı sıra kan basıncını da dengeler.

Bir bardak sıcak suya toz halde zencefil, bal, limon ve karabiber ekleyip karıştırın. 5 dakika kaynatıp 10 dakika da demlemeye bırakın. Daha sonra süzüp tüketin. 

Kategoriler
SAĞLIK

Zor iyileşen hastalıklar bağışıklık yetmezliğini tetikliyor!

Bağışıklık sistemimiz vücudu virüs ve bakterilere karşı korur. Ancak yaşadığı herhangi bir deformasyonda bu virüsleri temizleyemez. Bu da bağışıklık sistemini zayıflatır. Hastalıkların artışlarına neden olan bağışıklığın zayıflamasını, güneş ışınları, radyasyon, kimyasal besinler gibi durumlarda takip edince hastalıkların nüksetme olasılığı artıyor. Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Uğur Muşabak, bu durum hakkında açıklamalarda bulundu. Muşabak, bağışıklık yetmezliğinin çocuk yaşlarda görüldüğünde hemen belirti vermediğini söyledi. Ayrıca uzman doktor erken teşhisin bu noktada oldukça önemli olduğunu aksi halde kuluçka dönemi biten virüslerin daha kalıcı olacağını belirtiyor.

 

 

İŞTE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ YETMEZLİĞİNE NEDEN OLAN HASTALIKLAR!

 

 

Muşabak, bağışıklık yetmezliğine neden olabilecek enfeksiyonlar hakkında ise “Otit, sinüzit, konjonktivit, rinit, bronşit, zatürre, ishal, menenjit gibi enfeksiyonların belirtilerini bağışıklık yetmezliği olan hastalarda daha abartılı olarak görürüz. Geç tanı konulan veya tedaviye geç başlanan hastalarda ise tekrarlayan enfeksiyonlar, etkiledikleri organlarda kalıcı veya geri dönüşümü zor olan değişikliklere de yol açabilir. Bunlar kronik otit ve kulak zarında delinme, kronik sinüzit, bronşlarda genişleme, KOAH, iltihaplı bağırsak hastalığı (Crohn, ülseratif kolit, çölyak benzeri) olabilir” şeklinde konuştu.

Kategoriler
SAĞLIK

Masa başı çalışanlarda artan ölüm riskine dikkat!

Günümüzde bazı meslek grupları ağır koşullara sahip olduğundan insan vücudunun erken yıpranmasına yol açıyor. Ev temizliğine giden kadınlar ve inşaat işçilerinde özellikle yaşanıyor. Rahat iş olarak görülen oturarak çalışma konusunda ise Oslo’daki bir araştırma merkezinde ortaya çıkan sonuçlar herkesi şaşırttı.

 

 

AKTİF ÇALIŞANLARIN ÖMÜRLERİ DAHA UZUN!

 

 

Uzmanlar saatlerce oturarak çalışan insanları sürekli ayakta çalışanlara göre daha fazla hastalık yaşayabileceğini söyledi. 5 yıl süren araştırmada 383 kişi katıldı. Bu kişiler masa başı çalışanlardan oluştu. Uzun süreli oturarak çalışan kişilerde kan akışının azalmasına bağlı beyin ve kalp hastalıklarının yaşanmasının daha yüksek olduğu vurgulandı.

Ayrıca oturmadaki yanlış pozisyonda kemik ve kas yapısını bozduğu ortaya çıktı. 5 yıl sonraki araştırmada 2 bin 149 kişinin ani kan basıncı ya da beyin kanaması gibi rahatsızlıklarından yaşamlarını yitirdiği öğrenildi. Bu durum sadece masa başı çalışanlarını değil aynı zamanda oyun tutkunlarını tehdit ediyor.